03 Nisan 2025 Perşembe
Dosya

Bir Ülke İnşa Etmek: Suriye’de Şimdi Ne Olacak?

Yakın za­man­da tüm dün­ya­nın dik­ka­ti­ni Su­ri­ye’ye çeken önem­li bir olay ger­çek­leş­ti; 61 yıl­lık Baas Re­ji­mi yı­kıl­dı. Hem de hiç bek­len­me­dik bir şe­kil­de. En azın­dan işin uz­man­la­rı ol­ma­yan kim­se­ler ta­ra­fın­dan… Sa­de­ce 10 günde 10 yılı aşkın sü­re­dir devam eden iç savaş sona erdi. Mu­ha­lif­le­rin baş­kent Şam’da bu­lu­nan dev­let ku­rum­la­rın­dan ve Esad Yö­ne­ti­mi’nin sem­bol ya­pı­la­rın­dan çe­ki­len gö­rün­tü­le­ri, haber ajans­la­rı ve sos­yal medya üze­rin­den dün­ya­ya ya­yıl­dı. Tüm dünya şaş­kın­lık içe­ri­sin­de olan bi­te­ni iz­ler­ken başta Su­ri­ye­li­ler olmak üzere Su­ri­ye hal­kı­nın ya­nın­da olan her­kes bu ge­liş­me­yi se­vinç için­de kar­şı­la­dı.

Bir yan­dan on­yıl­lar­dır sü­re­ge­len baskı re­ji­mi­nin yı­kıl­ma­sı­nın duy­gu­sal et­ki­le­ri in­san­la­rı ku­şat­mış­ken diğer yan­dan da önem­li bir soru zi­hin­le­rin ar­kap­la­nın­da yük­sel­me­ye baş­la­dı: Peki, bun­dan sonra ne ola­cak? Kimse bu kısmı dü­şün­me­miş­ti. Ge­nel­lik­le de böyle olur. Baskı re­jim­le­ri­ne karşı haklı duruş ser­gi­le­yen her grup önce bas­kı­cı re­ji­mi de­vir­me­ye odak­la­nır. Bu sü­reç­te dev­rim­den sonra ne ola­ca­ğı so­ru­su bi­le­rek ya da kasıt dışı bir şe­kil­de ikin­ci plan­da kalır. Fakat rejim yı­kıl­dık­tan sonra ge­le­ce­ğin nasıl şe­kil­le­ne­ce­ği gün­de­min bi­rin­ci sı­ra­sı­na yük­se­lir… Şimdi artık Baas Re­ji­mi yı­kıl­dı­ğı­na göre bu soru, Su­ri­ye’nin önün­de­ki en önem­li soru ola­rak be­lir­miş du­rum­da­dır. Su­ri­ye, nasıl ye­ni­den inşa edi­lecek? Bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sı için hangi un­sur­la­rın var ol­ma­sı ge­re­kir? Bu so­ru­lar hem te­orik ola­rak hem de Su­ri­ye va­ka­sın­da son de­re­ce önem­li so­ru­lar ola­rak be­lir­mek­te­dir. Peki, ger­çek­ten, bir ülke nasıl ku­ru­lur? Bu­yu­run, bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sı için ge­rek­li un­sur­la­ra bir­lik­te göz ata­lım…

Bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sı, kar­ma­şık ve ol­duk­ça fazla un­su­run bir araya gel­di­ği uzun bir sü­re­cin so­nu­cu­dur. Tarih bo­yun­ca yeni ül­ke­le­rin or­ta­ya çı­kı­şı, ge­nel­lik­le sa­vaş­lar, ba­ğım­sız­lık ha­re­ket­le­ri veya mev­cut si­ya­si oto­ri­te­le­rin çö­kü­şü gibi çok önem­li ta­rih­sel olay­lar­la bağ­lan­tı­lı ol­muş­tur. Su­ri­ye’de de ben­zer bir durum söz ko­nu­su­dur. 61 yıl­lık Baas Re­ji­mi yı­kıl­mış, yeni bir ül­ke­nin ku­ru­la­bil­me­si için ge­re­ken boş­luk oluş­muş­tur. Bir ülke kur­mak, sa­de­ce bir top­rak par­ça­sı­na sahip ol­ma­nın öte­sin­de, kar­ma­şık bir hu­ku­ki, sos­yal, eko­no­mik ve ulus­la­ra­ra­sı bo­yu­tu olan bir ya­pı­yı inşa et­me­yi ge­rek­ti­rir. Do­la­yı­sıy­la Su­ri­ye’nin bun­dan sonra karşı kar­şı­ya ol­du­ğu me­se­le­ler ol­duk­ça çet­re­fil­li ve çok bo­yut­lu me­se­le­ler ola­cak­tır. Bir dev­le­tin ku­rul­ma­sı için ön­ce­lik­le be­lir­li temel un­sur­la­rın ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si ge­rek­mek­te­dir. Bun­la­rın ba­şın­da, sabit bir top­rak par­ça­sı­na sahip olun­ma­sı gelir. Bu top­rak, ül­ke­nin ege­men­li­ği­ni ilan ede­ce­ği ve hal­kın ya­şa­ya­ca­ğı bir alanı ifade eder. Bu ko­nu­da Su­ri­ye’nin geç­me­si ge­re­ken son de­re­ce önem­li bir sınav bu­lun­mak­ta­dır. Ül­ke­nin yak­la­şık üçte bi­ri­ni kont­rol al­tın­da tutan terör ör­gü­tü PKK/PYD’nin yeni dö­nem­de top­rak bü­tü­lü­ğü­nün sağ­la­na­bil­me­si açı­sın­dan et­ki­siz hale ge­ti­ril­me­si ha­ya­ti ola­cak­tır. Bunun ya­nın­da, nü­fu­sun var­lı­ğı da kri­tik bir öneme sa­hip­tir; bu in­san­lar ül­ke­nin va­tan­daş­la­rı­nı oluş­tu­rur ve dev­le­tin sos­yal ya­pı­sı­nın temel taş­la­rın­dan biri olur. Su­ri­ye’nin sa­vaş­ta ha­ya­tı­nı kay­be­den­ler ve ye­rin­den edi­le­rek başka ül­ke­le­re sı­ğın­mış nü­fu­su­nun ye­ni­den ken­di­ni to­par­la­ya­bil­me­si zaman ala­cak, ön­ce­lik­li me­se­le­ler­den bi­ri­si­dir. Ancak, top­rak ve nüfus tek ba­şı­na ye­ter­li de­ğil­dir. Bir dev­le­tin, bu top­rak­lar üze­rin­de et­ki­li bir yö­ne­tim me­ka­niz­ma­sı kur­ma­sı (si­ya­si yapı) ve hu­ku­ki bir alt­ya­pı oluş­tur­ma­sı ge­re­kir. Ge­çi­ci Su­ri­ye Yö­ne­ti­mi, hem halkı yö­net­mek hem de ulus­la­ra­ra­sı alan­da ül­ke­yi tem­sil et­mek­le yü­küm­lü kurum ola­rak tüm bu sü­re­ci ba­şa­rı ile at­lat­mak du­ru­mun­da­dır.


Hu­ku­ki te­mel­le­rin sağ­lan­ma­sı, yeni bir ül­ke­nin var­lı­ğı­nı sür­dü­re­bil­me­si için kri­tik bir aşa­ma­dır. Ül­ke­nin ana­ya­sa­sı­nı oluş­tur­ma­sı, ya­sa­la­rı­nı be­lir­le­me­si ge­re­kir. Aynı za­man­da, ulus­la­ra­ra­sı hu­ku­ka uygun ha­re­ket ede­rek diğer dev­let­ler ta­ra­fın­dan ta­nın­mak, ül­ke­nin meşru bir dev­let ola­rak kabul edil­me­si­ni sağ­lar. Bu ta­nın­ma, Bir­leş­miş Mil­let­ler gibi ulus­la­ra­ra­sı ör­güt­le­re üye­lik­le de des­tek­le­ne­bi­lir.


Öte yan­dan bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sın­da eko­no­mik ya­pı­nın da son de­re­ce büyük bir rolü var­dır. Gö­re­ce bile olsa eko­no­mik ba­ğım­sız­lı­ğı sağ­la­mak, yeni bir ül­ke­nin ha­yat­ta kal­ma­sı ve va­tan­daş­la­rı­nın re­fa­hı­nı sağ­la­ya­bil­me­si için şart­tır. Bu ne­den­le tarım, sa­na­yi, ti­ca­ret ve hiz­met sek­tö­rü gibi alan­lar­da fa­ali­yet gös­te­ren bir eko­no­mik alt­ya­pı oluş­tu­rul­ma­sı çok önem­li­dir. Kendi para bi­ri­mi­ni bas­mak ve ban­ka­cı­lık sis­te­mi­ni kur­mak da eko­no­mik is­tik­ra­rın sağ­lan­ma­sın­da önem­li adım­lar­dır. Su­ri­ye, bu aşa­ma­da sahip ol­du­ğu pet­rol gibi doğal kay­nak­la­rın yanı sıra Doğu Ak­de­niz’deki li­man­la­rı ve Or­ta­do­ğu’da edi­ne­bi­le­ce­ği ti­ca­ri avan­taj­la­rı de­ğer­len­di­rip, mev­cut eko­no­mik ya­pı­sı­nı ye­ni­den or­ga­ni­ze ede­cek­tir. Uzun za­man­dır ulus­la­ra­ra­sı sis­te­min önem­li ak­tör­le­ri ta­ra­fın­dan blo­kaj uy­gu­la­nan Su­ri­ye’nin en kısa sü­re­de ulus­la­ra­ra­sı eko­no­mik dü­ze­ne tek­rar geri dön­me­si, ül­ke­nin eko­no­mik açı­dan ye­ni­den in­şa­sı için son de­re­ce ha­ya­ti öneme sa­hip­tir. Öte yan­dan içe­ri­de sağ­la­na­cak si­ya­si ve sos­yal bir­li­ğin de eko­no­mik açı­dan so­nuç­la­rı ola­cak­tır.

Sos­yal un­sur­lar, bir ül­ke­nin hal­kı­nı bir­leş­ti­ren ve da­ya­nış­ma­yı sağ­la­yan temel bağ­lar­dır. Ortak bir dil, din veya kül­tü­rel de­ğer­ler, bir top­lu­mun kim­li­ği­ni oluş­tu­rur ve ül­ke­nin ulu­sal bi­lin­ci­ni ge­liş­ti­rir. Bu­nun­la bir­lik­te ül­ke­de­ki ırk, dil, din gibi te­mel­ler­de ana­akı­mın dı­şın­da kalan un­sur­lar da gö­ze­ti­le­rek, sos­yal ya­pı­lan­ma­nın kap­sa­yı­cı bir ya­pı­yı be­nim­se­me­si sağ­lan­ma­lı­dır. Öte yan­dan, eği­tim ve sağ­lık gibi sos­yal hiz­met­le­rin su­nul­ma­sı, va­tan­daş­la­rın temel ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ma­nın öte­sin­de, sos­yal is­tik­ra­rı da des­tek­ler. Bu açı­lar­dan Su­ri­ye’de ya­pıl­ma­sı ge­re­ken çok iş ola­cak­tır. Yeni yö­ne­ti­min belki de en çok zor­la­na­ca­ğı alan­la­rın ba­şın­da sos­yal me­se­le­ler ge­le­bi­lir. Ku­rul­du­ğun­dan beri ulus inşa sü­re­ci­ni sağ­lık­lı bir şe­kil­de yü­rü­te­me­miş bir ül­ke­nin, önü­müz­de­ki sü­reç­te son de­re­ce has­sas den­ge­ler içe­ri­sin­de ulus in­şa­sı­nı ta­mam­la­ma­sı ül­ke­nin ge­le­ce­ği için kri­tik rol oy­na­ya­cak­tır. On yıl­lar­dır baskı al­tın­da ya­şa­mış, ken­di­si­ni ifade etme im­ka­nı bu­la­ma­mış grup­la­rın kap­sa­yı­cı bir sos­yal or­tam­da bir­lik­te var ola­bil­me­le­ri Su­ri­ye’nin ge­le­ce­ği­ni şe­kil­len­di­ren temel me­se­le­ler­den bi­ri­si ola­cak­tır.

Ulus­la­ra­ra­sı ta­nın­ma, bir ül­ke­nin var­lı­ğı­nı res­mi­leş­ti­ren en önem­li aşa­ma­lar­dan bi­ri­dir. Diğer dev­let­ler­le dip­lo­ma­tik iliş­ki­ler kur­mak, ti­ca­ret an­laş­ma­la­rı yap­mak ve ulus­la­ra­ra­sı ör­güt­le­re ka­tıl­mak, yeni ku­ru­lan bir ül­ke­nin ulus­la­ra­ra­sı are­na­da yer edin­me­si­ne yar­dım­cı olur. Ancak bu süreç, ge­nel­lik­le si­ya­si ve eko­no­mik zor­luk­lar­la do­lu­dur; bazen büyük güç­le­rin çı­kar­la­rı, yeni ül­ke­nin ba­ğım­sız­lık he­de­fi­ne engel ola­bi­lir. Su­ri­ye, bir yan­dan iç me­se­le­ler­le il­gi­le­nir­ken diğer yan­dan da ulus­la­ra­ra­sı are­na­da ken­di­si­ni kabul et­tir­me ve bunun so­nu­cun­da da ulus­la­ra­ra­sı dü­ze­nin bir par­ça­sı ha­li­ne gel­me­ye ça­lı­şa­cak­tır. Bu sü­reç­te başta Tür­ki­ye olmak üzere böl­ge­sel ve kü­re­sel bir­çok ak­tör­le iliş­ki içe­ri­sin­de ola­cak Su­ri­ye’nin yeni bir ülke kurma sü­re­cin­de Rusya, İran ve İsrail gibi ül­ke­ler­le bir di­ya­log kurup ku­ra­ma­ya­ca­ğı ül­ke­nin ge­le­ce­ği için önem­li me­se­le­ler ara­sın­da yer ala­cak­tır.

Sonuç ola­rak, bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sı çok bo­yut­lu ve kar­ma­şık bir sü­re­ci ifade eder. Ta­rih­sel, hu­ku­ki, eko­no­mik ve sos­yal un­sur­la­rı bir araya ge­tir­mek, ulus­la­ra­ra­sı top­lu­lu­ğun des­te­ği­ni ka­zan­mak, bu sü­re­cin ba­şa­rıy­la ta­mam­lan­ma­sı için ol­maz­sa olmaz şart­lar­dır. Mo­dern dün­ya­da ülke kurma ça­ba­la­rı, gö­rü­nür­de basit gibi dursa da, ar­ka­sın­da büyük bir plan­la­ma, da­ya­nış­ma ve çoğu zaman zorlu mü­ca­de­le­le­ri be­ra­be­rin­de ge­tir­mek­te­dir. Te­orik ola­rak ko­nuş­ma­sı kolay olan bu de­ğer­ler, pra­tik alan­da uzun tar­tış­ma­la­ra, kar­şı­lık­lı ta­viz­le­re, hatta ça­tış­ma­la­ra sahne ola­bil­mek­te­dir. Do­la­yı­ıy­la Su­ri­ye’nin ge­le­ce­ği­ni inşa etmek bu­ra­da bah­se­dil­di­ği gibi hiç de kolay bir süreç ol­ma­ya­cak­tır. Çünkü Su­ri­ye, daha önce halka da­ya­lı bir dev­let olma tec­rü­be­si­ni ilk kez ya­şa­ya­cak­tır ve doğal ola­rak bir­çok zor­luk­la karşı kar­şı­ya ka­la­cak­tır. Su­ri­ye’nin ba­şa­rı­lı bir ülke inşa ede­bil­me­si on­yıl­lar­ca sür­dü­rü­len dü­ze­nin ye­ni­den ku­rul­ma­sı­nın yanı sıra daha önce tec­rü­be edil­me­miş de­mok­ra­tik un­sur­la­rın da ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si­ni ge­rek­tir­mek­te­dir. Su­ri­ye’nin, daha önce ken­di­si­ni halka da­ya­lı bir şe­kil­de yö­net­me tec­rü­be­sin­den uzak oluşu, ül­ke­nin ye­ni­den in­şa­sı sü­re­cin­de belki de en önem­li de­za­van­ta­jı ola­rak önün­de dur­mak­ta­dır. Öte yan­dan yeni Su­ri­ye’nin PKK/PYD ve IŞİD’den kay­nak­la­nan terör ile Rusya, İran ve İsrail gibi dev­let­ler­le olası so­run­lu iliş­ki­le­ri gibi kri­tik so­run­la­rı da bu­lun­mak­ta­dır. Evet, yeni bir ül­ke­nin ku­rul­ma­sı, eko­no­mik, si­ya­si, hu­ku­ki, sos­yal ve ulus­la­ra­ra­sı bo­yut­la­rı ile son de­re­ce zor bir süreç ola­rak be­lir­mek­te­dir. Ancak, Su­ri­ye’nin önün­de 61 yıl­lık baskı res­ji­mi­nin ar­dın­dan kendi hal­kı­na da­ya­lı bir yö­ne­tim inşa etme fır­sa­tı da ilk kez geç­miş­tir. Eğer Su­ri­ye, halkı ve yö­ne­ti­mi ile bir ola­bi­lir­se yeni dö­nem­de güçlü ku­rum­lar inşa ede­bi­lir, top­lum­sal hu­zu­ru sağ­la­ya­bi­lir, böl­ge­sel ve kü­re­sel iliş­ki­le­ri­ni so­run­suz bir şe­kil­de sür­dü­re­bi­lir. Böy­le­si se­nar­yo­da ise önü­müz­de­ki yıl­lar­da Or­ta­do­ğu’da si­ya­si, eko­no­mik ve top­lum­sal denk­lem­le­ri de­ğiş­ti­ren bam­baş­ka bir Su­ri­ye görme im­ka­nı do­ğa­bi­lir.

Zeynep Ravza Aktaş