Genç Öncüler’in Temmuz/144. sayısı “Kazanırken Kaybettiklerimiz” manşetiyle çıktı!

Genç Öncüler Düşünce Gündem 9 Temmuz 2019 0 Yorum

Genç Öncüler’in Temmuz/144. sayısı “Kazanırken Kaybettiklerimiz” manÅŸetiyle çıktı!

Dergide bu ay, son yıllarda siyasete kurban edilen ve içi boÅŸalan kavramlar, yüzyıllık Ä°slamcılık tecrübesi, hak-adalet söylemi ve bu hususlarda kaleme alınan yazılar dosyaya taşınıyor.

Editör yazısı ise ÅŸöyle:

Müslümanlar bugünün Türkiye’sinde, daha önceki devletlerinde yaÅŸamak zorunda kalmadıkları bir pratiÄŸi tecrübe ediyor. Müslümanlar vahyi bu topraklarda bin seneye yakın bir dönemde devletin gölgesinde dile getirmiÅŸti. 1000’li yılların hemen başından 1900’lü yılların başına kadar her türlü devlet yapısının “dini mübini Ä°slam”ı merkeze alarak ÅŸekillenmesi, Müslümanların baÅŸka bir sistemde ne yapacağını konusunda hazırlıksız olmasını da beraberinde getirecekti. I. Cihan Harbi’nde parçalanan vatan Ä°stiklal Harbi’nde son ÅŸeklini alırken yeni kurulan Cumhuriyet’in anayasası da bilinen ibareyle baÅŸlıyordu: Türkiye Devletinin dini, dinî Ä°slâm’dır: Resmi dili Türkçedir; makkarı Ankara ÅŸehridir.” 1928 yılına gelindiÄŸinde aynı ibare önce Devletinin resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara ÅŸehridir.” halini alacak, 1937’de ise Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve devrimcidir. Devlet dili Türkçedir. BaÅŸkent Ankara’dır.” güncellemesiyle bugüne kadar gelecekti.

30’larda iyice kendini belli eden Ä°slam’ın sosyal hayatın dışına atılması ve buna karşı çıkan Müslümanlara kurulan baskı, 60 darbesiyle iyice yerini perçinledi ve millet ile sistem arasına derin bir çukur kazıldı. Ezanın, Kur’an’ın ve Hacc’ın yasaklanması, Ä°slam’a ait ÅŸiarların horlanması; Müslümanları, devletlerini iÅŸgal eden sisteme karşı mevzilenmeye sevk etti. 2000’li yıllara kadar geçen süreçte, 70 yılın muhalefeti ve Ä°slam devleti ideali –Müslümanlar açısından kendilerinin olanı geri alma çabası olarak da bakabiliriz-, Ä°slami duruÅŸları olan insanlar iktidara geldikten sonra ayrı bir imtihan sürecine evrilecekti. O zamana deÄŸin en büyük ideal olan yeryüzündeki halifelik vazifesinin en mühim parçalarından olan “devlet” –Alparslan’ın, Süleyman’ın, Abdülhamid’in, Ä°stiklal Harbi’nin devleti-, hakkını geri alma, 1924 Anayasası’nın deÄŸiÅŸtirilmemiÅŸ 2. maddesini ÅŸerefle ve faziletle kucaklama emeli, kimi Müslüman cemiyetler içinde birden bire akamete uÄŸramış bulundu.

Åžimdi ÅŸunu kabul etmeliyiz: 2000’den sonra muhalefetten iktidara yürüyen siyasi hareketimizle –bizden olan ve bizden olmayan yönleriyle bizim içimizden-, kimi vakıflarımız, derneklerimiz, cemaatlerimiz ve cemiyetlerimizle yola çıktığımız günkü amacımızın çok uzağındayız. Devletin içine sızan Amerikalılık ne kadar bizden, biz ne kadar oradayız; baÅŸka kültürle, mesela Avrupa BirliÄŸi deÄŸerleriyle Ä°slam’ın mukaddesleri aynı çatı altında nasıl buluÅŸacak; iktidara eklemlenerek, siyasetin arka bahçesi olarak hakkı ayakta tutma görevi nasıl icra edilecek; sahaya indiÄŸimizde arkamızda kalacak ve tehlikelere karşı bizi uyarıp gözetecek gruplar nerede duracak; bunlar hala büyük bir soru iÅŸareti olarak duruyor. Merhum Akif Emre’nin sözünü ettiÄŸi, kimi Müslümanın artık sistemi geri alma hayali kurmadığı, iÅŸin kötüsü buna ihtiyaç da duymadığı gerçeÄŸini ne yapacağız?

Genç Öncüler dergisi olarak bu ay “Kazanırken Kaybettiklerimiz” dosyasıyla okuyucularımızın karşısına çıkıyoruz. Son yılların siyasi rüzgârını biraz ensemizde hissedeceÄŸiz.

Dosya dışı konularda hikaye, deneme, film analizi, ders notları, objektifimden yansıyanlar köÅŸeleri mevcut. Mustafa Aydın Hoca ile de bazı kavramlar üzerine bir mülakat gerçekleÅŸtirdik. Gündelik ÅŸeyler köÅŸesi yine devam ediyor. Artık “10 Soru” köÅŸesi de yerini aldı.  Bu ay; “10 Soruda Kime Güvenilir Kime Güvenilmez”. Arka kapakta bu ayki iktibasımız Ä°smail Kara Hoca’dan: Ä°çimizde DolaÅŸan Yabancılar

Genç Öncüler’in genç yazarları olarak gayemiz; toplumsal yaÅŸamımızda karşılaÅŸtığımız iyilikleri, kötülükleri, kolaylıkları ve zorlukları, siz deÄŸerli okurlarımıza en anlaşılır ÅŸekilde aktarmaktır. Kadromuz, adaletle ÅŸahitlik vazifesini unutmayarak yazılarını kaleme alma gayretindedir. Çünkü bu bize Rabbimizin vahiyle sabit kıldığı bir görevdir. Bütün sayılarımızı bu bilinçle çıkarıyoruz. Çalışmamızın hayırlara vesile olmasını diliyor, keyifle okumanızı temenni ediyoruz.              

UÄŸur Demirel/ Genel Yayın Yönetmeni

 

 


Okunma : 1884

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder