casino maxi

Osmanlı Devleti’nin Dış Borçları 1863-1870 Dönemi

Tarih Ara 16, 2014 0 Yorum

Ziya DEDE*

1863 BORÇLANMASI

1863 yılında maliye yönünden Osmanlı hükümeti önemli iki problem vardı. Bunlardan birincisi Galata bankerlerine olan borçlar, diğeri ise tedavül kıymetini kaybeden madeni bakır paralardı. Eşlik ve altılık adı verilen bu paraların tedavül kıymeti %5’e kadar düşmüştü ve bu nedenle hükümete zarar vermekteydi. Bu borçlanmaya henüz kurulmakta olan Osmanlı Bankası aracılık etti.[1]Galata bankerlerine olan borçlar 10 yıl süre için akdedilmiş olan borçlardı. Bu bonolar Avrupa mali müesseseleri tarafından da kabul edilmekteydi. Faizleri yüksek olduğundan hazineyi zor durumda bırakıyordu. Tasfiye edilmesi gereken diğer iç borçlarda esham-ı cedide ve tahvilat-ı mümtaze adı altında hazine veya çeşitli devlet daireleri için çıkarılmış olan %12’ye kadar faiz getiren tahvillerdi. Söz konusu iç borçların miktarı iki milyon kese idi. Hükümet bir dış borç ile bunları tasfiye etmeyi uygun gördü.

1863 borçlanması, henüz kurulmuş olan, imtiyazlarını yeni almış olan Osmanlı Bankası ile yapıldı. Borçlanma şartları şunlardı:

a)Verilecek borç miktarı 200 milyon frank

b)Faiz %6,ifta bedeli %2,vade 23,5 yıl ihraç fiyatı150 milyon için %72 ve bakiyesi için %68 idi.

c)Karşılık olarak Bursa ve Edirne vilayetlerinin Ham(ipek)öşrü, İzmir, Kari, Midilli vilayetlerinin zeytin öşrü, diğer birkaç vilayetinde gümrük gelirleri ve 1860 ve 1862 borçlanmalarının karşılıkları fazlası

1863 Borçlanması sonucu elde edilen safi hasılat 142 milyon frank olmuştu. Bu borçlanma ile muntazam olmayan iç borçlanmalardan bir kısmı ve Galata bankerlerinin vadesi gelen borçları ifta edilmiştir.[2]

Osmanlı Devletinde batıdaki anlamında ilk bütçe 1863-1864 mali yılında hazırlanmıştır. Bu bütçenin hazırlanmasında yabancıların telkin ve tavsiyeleri önemli rol oynamıştır. Nitekim Hobart Forster raporunda gerçekçi bir bütçenin hazırlanmasından bahsedilmiş, Osmanlı Bankası yetkilileri Osmanlı hükümetine bu konuda tavsiyelerde bulunmuş, hatta banka uzmanları bütçe hazırlıklarına bizzat katılmışlardır.

Sadrazam Fuat Paşa da 1861-1862 yılı başlarında padişah Abdülaziz’e sunduğu raporunda bütçeden bahsetmiştir. Fuat Paşa, bütçeyi hazırlarken bir taraftan da mali teşkilatta önemli değişiklikler gerçekleştirdi. Maliye Nezareti devletin mali işlerinden sorumlu bir merkez haline getirildi. Devlet dairelerinin tahvil çıkararak borçlanmaları yasaklandı. Gelir ve giderin bütçe usulüne göre tutulması esası kabul edildi. Devlet dairelerinin hesaplarını kontrol etmek üzere Divan-ı Muhasebat-ı Ali dairesi kuruldu. Böylece mali şişler merkezileştirilirken, devletin etkinliği daha belirgin hale getirilmek istenmiştir. Bundan böyle devlet kuruluşlarının harcamalarına bütçe dâhilinde sınırlama getirilerek bütçe açıklarının azaltılması amaçlanmıştır.

1863-1864 bütçesinin geliri 346.198.000 frank olarak tesbit edilmiştir. Gelir kalemleri içerisinde ilk sırayı 94.891.000 frankta aşar geliri almıştır. Bunun 57.500.000 ile gümrük resmi takip etmiştir. Bütçe giderleri ise 327.678.000 frank idi. Devlet giderleri arasında dikkati çeken husus, dış ve iç borçlarla faizlerinin 73.000.000 frank ile ilk sırayı almasıdır. Bu durum devlet borçlarının ne kadar arttığını göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Gelir ve gider karşılaştırıldığında 18.500.000 frank civarında bir fazlalık görülür. Bütçe hazırlanırken, özellikle gelir kalemlerinin fazla gösterilerek gelir ve giderin denkleştirilmesine gayret edilmiştir. Denk bütçenin içte ve dışta Osmanlı Devleti’nin mali itibarını olumlu etkileyeceği, daha sonraki istikrazlar için müsait bir ortam hazırlayacağı düşünülmüştür.[3]

1865 BORÇLANMASI

Dış borçlar vadesi gelen kupon bedellerini ödeyebilmek için hazinede para bulunmadığından 1865 yılının sonunda hükümet Osmanlı Bankası, Paris’te bulunan Credit Mobilier ve Societe Generale ile 11 Aralık 1865’te 150.000.000 franklık bir sözleşme imzalandı. Bu borçlanmanın faizi %6,ifta bedeli %2.44,ihraç fiyatı 566 olacaktı. Karşılık olarak Ergani Bakır madeni gelirleri ile Ağnam resmi gösterildi. Bu borçlanmanın gerçek karşılığı Ağnam resmi gösterildiği için buna Ağnam istikrazı adı da verilmiştir.

Bu borçlanma kamu ihtiyaçlarının karşılanması için yapılmayıp, yalnızca eski borçların taksitini ödemek amacıyla yapıldığı için, Osmanlı maliyesinin o devredeki durumuna da bir gösterge teşkil eder.21 yıllık vadeli bu borçlanma ile öncelikle taksitlerin ödenmesi amaçlanmıştı.[4]

1865 GENEL BORÇLARI(1.TERTİP)

İç borçların önemli bir kısmı tasfiye edilmekle beraber, hazineye hala ağır bir yük teşkil etmeye devam ediyordu. Bu borçlarla ilgili tahvillerin çoğu İstanbul’da Galata bankerlerinin, bir kısmı da İngiliz ve Fransızlar başta olmak üzere yabancıların elinde bulunuyordu. Hükümet bu tahvillerin faiz ve amortismanlarının ödenmesi için 1864-1865 bütçesine 56 milyon frank ödenek koymuştu. Ancak bu miktar yeterli değildi. Hükümet yeni bir uygulamaya, mevcut tahvilleri uzun vadeli yeni tahvillerle değiştirme yoluna gitti. Mevcut tahvillerin alınarak, yeni tahvillerle değiştirme işlemine Borçların Değiştirilmesi denilmiştir. Osmanlı hükümeti böylece kısa vadeli borçları uzun vadeli bir dış borçlanmaya çevirerek geçici bir rahatlık sağlamayı ve yabancı sermayeyi ülkeye celbetmeyi amaçlıyordu. [5]

İngiliz büyükelçisi Henry Bulwer’in yakından ilgilendiği ve saray üzerinde de derin etkisi olan banker M.Metton’un sunduğu proje kabul edilerek Londra’daki General Credit and Finance Corparation’la bir borç anlaşması imzalandı. Anlaşmanın şartları şunlardı:

a)Verilecek borç miktarı 40 milyon Osmanlı altını

b)Faiz %5,ifta bedeli %1,yıllık ödemeler iki taksit halinde, ihraç fiyatı %50,ifta süresi 37 yıl

c)Osmanlı Bankası tarafından Paris, Londra, Amsterdam ve Frankfurt’ta ödenmek şartıyla;100 liralık esham-ı cedide tahviline karşılık olarak 121 liralık yeni tahvil,100 liralık esham-ı mümtaze için 143 liralık yeni tahvil sergi tahvilleri başa baş değiştirilecektir. Hükümet 7 milyon liralık tahvili de istediği zaman çıkarabilecekti. Karşılığı devletin bütün gelirleriydi.

Alınan borçların 29 milyonu tahvillerin değiştirilmesine,4 milyonu hazineye gelir kaydedilmiş ve 7 milyon da daha sonra ihraç edilmek üzere bankalara rehin olarak verilmiş ve karşılığında avans alınmıştır. Ancak alınan bu avanslar vadelerinde ödenemediğinden, söz konusu bankalar rehin edilen tahvilleri satışa çıkarmışlar ve bu yüzden tahvilatın değerleri de düşmüştür. Söz konusu borçlanma ile ilgili hususlar, kanunla yeni ihdas edilmiş olan Düyunu Umumiye Defteri Kebiri’ne kaydedilmiştir.[6]

1869 İSTİKRAZI

Osmanlı hükümetinin yayınlamış olduğu 1869-1870 bütçesinde 3 milyon lira açık ve 5 milyon liralık da dalgalı borç görünmekteydi. Bir taraftan da süresi gelen dış borçlar ve Girit isyanıyla artan günlük masraflar Osmanlı hazinesini yeniden borçlanmaya zorluyordu.[7]Abdülaziz’in Paris seyahati, İmparatoriçe Eugenie’nin Süveyş Kanalı’nın açılışı vesilesiyle 1869’da İstanbul’da Abdülaziz’i ziyareti borcun Fransa’dan istenmesi konusunda elverişli hava oluşmuştu. Bu şartlar içinde, Paris’te Comptoir Descompte bankası ile 1869 Kasımı başında bir borçlanma sözleşmesi yapıldı. Bu sözleşme 300.000.000 franklık idi. Her biri 500 franklık tahvillerin ihraç fiyatı 270 frank idi. Faiz oranı %6, ifta oranı %1, süresi ise 33 yılı idi. Karşılık olarak Adana, Suriye, Yanya, Trabzon, Bursa, Bosna, Aydın, Menteşe, Konya, Bağdat vilayetleri aşar ve gelirlerinden bir kısmı gösterildi. Bu borçlanmada Osmanlı altını olarak miktar 24.444.442 lira idi. Ele geçen miktar ise 13.200.000Osmanlı altınıdır.[8]

1870 RUMELİ DEMİRYOLU BORÇLANMASI

Sultan Abdülaziz’in ulaşım politikasında demiryolları inşası önemli bir yer tutmaktaydı. Padişah ticaret merkezlerini birbirine veya limanlara bağlayan hatların yapımına öncelik verdi. Özellikle devletin dışa açılmasında, Avrupa ile bütünleşmesinde etkili olacağına inandığı Rumeli demiryollarının yapımıyla yakından ilgilendi. Böyle bir yatırımın gerçekleştirilmesi için hazinede yeteri kadar para bulunmadığı için padişah maddi destek bulmak üzere nazırlarından Davut Paşa’yı Avrupa’ya gönderdi.[9]

Bu istikraz Rumeli demiryolları inşası için imtiyazını alan Yahudi sermayecisi Avusturyalı Baron Hirsch ile 17 Nisan 1869 tarihli bu imtiyaz sözleşmesinin neticesi olarak 1870 yılında yapılmıştır. Sözleşme gereği borçlanma tahvilleri Baron Hirsch tarafından %32 1/8 fiyatla satın alınmıştır. Bu kadar düşük ihraç fiyatlı bir sözleşme ilk defa yapılmaktaydı. Bu borçlanma neticesinde Osmanlı Devleti 34.848.001 Osmanlı altını borçlanmış, eline 11.194.920 Osmanlı altını değerinde para geçmiş,53 faizli bu borçlanmaya karşılık olarak Mısır vergisi gösterilmiştir. Baron, Osmanlı Devleti’nin 2000 km’lik bir demiryolu yapacaktı. Bu demiryolu İstanbul-Belgrad, Selanik-Avusturya hudutları arasında uzanacak; bunların Edirne, Dedeağaç ve Burgaz şubeleri de olacaktı.1871 yılında demiryolları politikacısı Ali Paşa’nın vefatı üzerine yerine geçen Mahmut Nedim Paşa tarafından proje durdurulmuştur.1872 yılında yapıla yeni sözleşme ile 2000 km yerine 1250 km demiryolu inşası kararlaştırılmıştır. Yapılan sözleşme ile Baron Hirsch Osmanlı Devleti’nin yapacağı demiryollarına ilişkin 90 yıllık imtiyazını almış bulunmaktaydı.[10]

*İstanbul Üni. Tarih Bölümü 4.Sınıf

 

 

[1] Faruk Yılmaz, a.e,S.38

[2] Sait Açba, a.e,S.72-73-74

[3] Rıfat Önsoy, a.e,S89-90

[4] Faruk Yılmaz, a.e,S.38-39

[5] Rıfat Önsoy, a.e,S.91

[6] Sait Açba, a.e,S.76-77

[7] Sait Açba, a.e,S.80-81

[8] Faruk Yılmaz, a.e,S.40-41

[9] Rıfat Önsoy, a.e,S.93-94

[10] Faruk Yılmaz, a.e,S.41

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder