casino maxi

“Metin Yüksel ve Mücadelesini” Kerdeşi Müfid Yüksel ile Konuştuk

Genç Öncüler Şub 23, 2016 0 Yorum

*Röportaj Metin Yüksel’in kardeşi Müfit Yüksel ile yapılmıştır.

 Genç Öncüler Dergisi Şubat/2016 sayısında yayınlanmıştır.

metin yüksel 2

Kardeşi ve dava arkadaşı olarak Metin abiyi bizlere anlatır mısınız?

 

Benden 4 buçuk yaş büyüktü. Ele avuca sığmaz bir yapısı vardı. Fazla enerjikti. Sürükleyici bir yönü vardı. Ön plana çıkardı. Bazı insanların ön plana çıkması rahatsız eder Metin’in ki öyle değildi. Tam tersiydi. Zanaatkardı, marifetliydi.

 

Filipinli müslümanlarla dayanışma gecesi için hazırlanan duyuru afişlerinin kendi el çizimi olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra yaptığı şeyler var mıydı?

 

Ondan daha iyileri vardı. Sanat eseri olabilecek şeyler yapardı. Tablolar, levhalar, resimler. Memlekette kızak yapmıştı. Yaşının küçük olmasına rağmen kaydırıp beni çektiğini hatırlıyorum.  Daha müşahhas olsun diye anlatayım. Evimizin bir odasını mescide çevirmişti. Bir köşe yüklüktü diğer kısımları mescid yaptı. Sadece halı, seccade sererek değil. Ahşaptan minyatür müezzin mahfili, vaaz kürsüsü, minber yaptı. Camilerde nasıl görüyorsak onların küçük ölçeklilerini yapmıştı. Mahalledeki arkadaşlarımızı çağırır toplu namaz kılardık. Vaaz verilir, mevlüt okunurdu. Şekerciden aldığımız akide şekerlerini dağıtırdık. Bunların hepsini Metin tek başına yaptı.

 

Hocam, ilk eğitimlerinizi Molla Sadrettin hocamızdan, babanızdan aldınız. Biraz o günlerden ve İstanbul’a göç sürecinden bahseder misiniz? Kaç yaşındaydı Metin abi İstanbul’a geldiğin de?

 

Ailemizin iki yönü vardı. Bir medrese geleneği ulama ailesi olması ikici de dergah geleneğinin olması. Bu yönde eğitim ve eğilimimiz oldu. Metin 8 yaşındaydı İstanbul’a geldiğinde. Öncesi Bitlis, Muş çevresinde geçti.

 

İstanbul’da Fatih Akıncılar derneğini kurma süreci nasıl gerçekleşti?

 

Biz ortaokuldayken Nedimle beraber İslam cemiyeti diye bir oluşum kurup mühür yaptırmıştık. Metin bu mührü alarak mahalle bazında geliştirdi. Fatih Akıncılarının temelini bu oluşturdu. Metin rahatlıkla dernek kurabilecek toplantılar düzenleyebilecek yeteneğe sahipti. Dernekte dispanser açmıştı. Halka bedava hizmet veriyordu. 18 – 19 yaşlarında yapıyordu bu hizmetleri. Çevresine çok fazla insan toplama özelliği vardı. Aramızda fizik olarak en yapılı gürbüz olan Metindi. Gençliğin verdiği aşırı heyecan vardı evet ama maceracı değildi bunu ifade edeyim.

 

Bir dönem Mttb de ki çalışmaların içinde olduğunu biliyoruz. Biraz o çalışmalardan bahseder misiniz?

 

Hüseyin Goncagül, Salih Bilirle beraber tiyatro ve sinema kulübündeydi. Yürüyüş ve mitinglerin düzenlenmesinde çok ciddi anlamda çalıştı. Batman mitingini büyük anlamda o organize etmiştir. 1976’da Milli Selamet Partisinin birçok yerdeki mitingini organize etmişti.

 

Afganistan cihadına katılmayı düşünüyor muydu?

 

Afganistan’a gidecekti arkadaşı Mehmet Ali ile. O günler içerisinde gitmeyi planlıyorlardı.

 

Hocam, Bahattin abi’nin bir fotoğrafı var elinde bir poşet olan. Yurt dışına çıktığında iki parça kıyafetini poşetle götürürmüş. Metin abi yaralandığında pantolonumu kesmeyin çıkarayım tek pantolonum dediğini biliyoruz.

 

Ankara’ya giderdi uzun süre kaldığı olurdu üstündeki kıyafetlerle giderdi. Bizler memlekete gittiğimizde valizlerle giderdik ancak.

 

Hocam, günümüzde davet edilen hayırlara insanların icabet etmekte zorlandığını görüyoruz. Neler söylemek istersiniz.

 

İnsanlar bu tür şeylere icabet konusunda daha hevesliydi o zamanlar. Şimdi gençlik bireyselleşti. O zamanlarda kolektif hareket daha güçlüydü. Fedakarlık vardı. Anadolu gençliğinde bu fedakarlık daha çoktu. Bireysel ihtiyaçlar arka plandaydı. Şimdi gençler 5 sene sonra nerede olacağını hayal ediyor. O dönemde kendini feda etmek vardı, ihtiras yoktu. Sol sağ İslamcı gruplar vs hepsi için böyleydi. Kendi cebinde 5 kuruş parası yok ama her türlü fedakarlık için koşuyorlardı.

İnanılmaz azim vardı. Üst tabaka için böyle miydi onu söylemeyeyim. O dönemdeki bu durum tartışılabilir. Ne kadar doğru gerçekçi olup olmadığı ayrı bir soru. Ama bir fedakarlık vardı. Doğru yola kanalize edilemedi bazı şeyler. O dönemin siyasetçilerinin suçu büyük. Bütün siyasileri kastediyorum.

 

Metin’in de idealleri vardı. İnsanları toparlayıcı bir yere sürükleme kabiliyeti vardı. Dediğim gibi maceracı değildi. O dönemin atmosferinde eylem yönü ağır basardı. Bir keresinde bir arkadaş yaralanmıştı. Metin bu olaya çok üzülmüştü. Biz sebep olduk biz götürdük vesile olduk diye.

metin yüksel

Daha önceden yaralandığını biliyoruz. Şehadetinden önceki günlerde yaşanan olaylara biraz değinir misiniz? Şehadet günü olaylar bekleniyor muydu?

 

O dönemin şartlarında belirli gençlik yapılanmaları belirli mahalleri parsellemişti. Burası bizim kurtarılmış bölgemiz denir girilmesine izin verilmez girenler kurşunlanırdı. Daruşşafaka çevresinde de solcular vardı. Metin orada afiş asarken 3 kurşunla yaralanmıştı. Şehadete götüren olayla kendisinin ilgisi yoktu. Belirli olaylar olabileceğini hissettim ama Metin’in İzmir’den geldiğini bilmiyordum. 1 gece önce ülkücüler beni sopalarla darp etti. 1 kaç gündür süren bir kavga vardı. Mecidiyeköy’de çatışma olmuştu Metin’de oradaydı. Fakat Fatih’teki olaylarla alakamız yoktu. Fatihteki olay Vakıflar öğrenci yurdunda kalan öğrencilerle ülkücüler arasında olmuştu. Ona rağmen biz de dayak yedik. Nuh diye bir arkadaşı yaraladılar.

 

Şehadet gününü anlatır mısınız?

 

Metin silahsızdı. Metin’e pusu kurmuşlar. Ali Bilir’in bir ekibi vardı. Cinayet şebekesiydiler. Ali Bilir Metin’i vurduğunda bir solcunun vurulmasından dolayı aranıyordu. Ali Bilir sırtından vurdu Metin’i. İhsan Bal ve arkadaşları direk kafasına sıktılar. O ekip içlerinde olup şimdi milletvekili olanlar var. İhsan Barutçu gibi. Geçen gün televizyonda da inkar etti. Yalan söylüyor.

 

Hocam davanın seyri nasıl oldu?

 

Peyderpey yakalandılar. Ali Bilir 4-5 ay sonra yakalandı. Özal döneminde 1995’te şartlı salındılar. Aylar önce beni de tehdit etmişti. En sonunda Sedat Yedigün’ü vurdular.

koltuk metin

Cenaze günü atmosfer nasıldı? Fatih camiine Metin abinin sandalyesinin getirildiği bir fotoğraf var.

 

Yakın sokaklara kaçıp gizlenmişlerdi. Çatışma çıkma ihtimali olmasına rağmen kalabalıktı.

Dernekte eski bir koltuk vardı. Açıkçası eski olan bu koltuk dernek açıldığında hediye edilmişti. Derneğin imkanları çok kısıtlı olmasına karşın Türkiye çapındaki Akıncılar oluşumları içerinde bir numaraydı.

 

Röportajı lise ve üniversiteli gençler için yaptık onlara son olarak ne söylemek istersiniz?

 

Metin pazarlıklı biri değildi. İçi dışı aynıydı. Görüntüsü neyse içi de öyleydi. Fedakarlık, bir davaya bağlanma önemli. Maceraya atılmak değil. İnsan hayatının gelecek vaat etmesi önemli. Temel olarak iman. Oradan asla taviz verilmemeli. İstikametten ayrılmamak iman istikametini korumaktan geçer. Zamanında çevremizde çok koruyamayan oldu.

 

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder