KELÂMIN KİBÂRI , KİBÂRIN KELÂMIDIR

Düşünce Şub 10, 2016 0 Yorum

Kimi zaman bir şairin mısralarında ahenkle dans eder kelimeler,kimi zaman bir hatîbin dudağından dökülüp muhatabına ulaşır.Bazen kutsal bir davayı anlatacak kadar güçlü iken,bazen bir mecnunun yüreğindekilere kifayetsiz kalacak kadar güçsüzdürler.Öyle ya da böyle hayatımızın her alanında kulanıyoruz sözcükleri.Ne var ki zaman geçtikçe değişen her şey gibi dilimizde değişiyor.Yeni kelimeler dilimize girmekle kalmıyor,maalesef var olan eski kelimeler de bozulmaya uğruyor,veyahut eskinin yerine gelen yeni kelimeler eskisini unutturuyor.Eski demişken,hatırıma düşüverdi birden.”Kadim” derdi eskiler,bilirsiniz.Kadim dost tabirini pek çok kez duymuşsunuzdur.Baktığınızda “eski” kelimesi ile aynı anlama geliyor gibi.Lakin derine indiğinizde manadaki farkı göreceksiniz.Eski olan köhnedir,üzerinden çok zaman geçmiştir,eskimiş olanı çöpe atıp yeni olanı istersiniz.Fakat kadim olan öyle mi ? Üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun eskimez o,halâ kıdemlidir,halâ kıymetlidir.

Adam soruyor ki,neden sürekli eski kelimeleri telaffuz ediyorsunuz,modern kelimeleri kullanmayı sevmiyor musunuz ? Birader kullanırız kullanmasına da,acaba gerek var mı ? Bak sana bir misal arz edeyim ; “Stress”  kelimesini çok kullanırız değil mi,çokta modern bir kelimedir.Dilimize Fransızcadan geçmiştir vesaire…Gel bakalım bizim güzel Türkçemizde stres yerine kullanabileceğimiz hangi mukabil kelimeler var,hem de hepimizin bildiği kelimeler : “Gam,kasvet,keder,inkisar,ızdırap,hüzün,kahır,efkâr,tasa,dert,mihnet,elem,kaygı,üzüntü,sıkıntı…”.Bunlar sadece birkaçtanesi,liste şişmesin diye sadece bunları seçtim,yoksa inanın bana bir bu kadar daha var.Bu kadar kalabalık bir kelime kadrosu elimizin altındayken,kullanımımıza âmâde iken neden kullanmayalım ki ? Demiyorum ki modern kelimeleri tamamen hayatımızdan çıkaralım.Elbette yeri geldiğinde o kelimeleri de kullanırız,fakat ana dilimizi yozlaştırmamak adına öz kelimelerimizi kullanmayı da bilelim.Empati kurmak diye bir şey var hani,eyvallah tamam empati kuralım da,bazen de empati kurmak yerine “hemhâl” olalım.Ne güzel bir kelime hemhâl olmak,anlamını ne de güzel ifade ediyor ; kendini karşındakinin yerine koymak.Tam olarak karşıladığını zannetsekte,yeni gelen kelimelerin çoğu eskisinin anlamını karşılamıyor,bir yerlerde eksiklik kalıyor sanki.”Etik” kelimesi çok popülerdir mesela,”ahlâk” manasında kullanılır.Halbuki ahlâk dediğiniz zaman,halk ile Hâlık arasındaki irtibatlı dengeden bahsediyorsunuz demektir.Ve o kadar içsel ve derunî bi şeydir ki bu,yanınızda kimse yokken bile size hitap eden bir ahlâk kaidesi vardır.Oysa etik görünüştedir,zahiridir,”gözümün içine baka baka bana kazık atma” demektir bir nevi.Şimdi etik kelimesi bu güzel kelimeyi nasıl karşılasın ki be kardeşim.

Aslında,kelimelere yüklenen mana,ifadeyi besleyen,büyüten ve kastı anlaşılır kılan en önemli unsur ve ne yazık ki son zamanlarda bunu ıskalıyor gibiyiz.Anlamını karşıladığını düşündüğümüz kelimeler aslında çok zayıf kalıyor.Halbuki her kelimenin bir tarihi vardır,o kelimenin peşinden getirmiş olduğu bir kültür ve yaşanmışlık vardır.Geçen yüz yıllar içerisinde işlenmiş bir mücevher gibi ince manaları vardır.Velhasıl-ı Kelâm,çağa ayak uydurma gerekçesi ile anlamını dahi bilmeden kullandığımız her modern kelimenin altında,anlam bakımından o kelimeyi yüze katlayacak bir öz kelimemizin yok olma tehlikesi yatıyor.Hiç değilse büyüklerimizle konuşurken bu öz kelimeleri kullanmaya çalışalım,hem karşınızdaki büyüğünüzde bundan mutluluk duyacaktır emin olun.

Mustafa Ayaz

İstanbul Üniversitesi

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder