Genç Öncüler

Genç Öncüler’in 141/Nisan sayısı, “Dini Söylem Yorgunluğu” manşetiyle çıktı!

Dergide bu ay popüler dini içerikler ve söylemin yavanlığı, dini kavramların içinin boşaltılması, lüzumsuz konuların asıl meselelermiş gibi mütemadiyen toplumun gündemine sokulması, terk edilen münazara ahlakı ve Müslümanların boş vermişlik sendromu dosyaya taşınıyor.

Derginin sunuş yazısı ise şöyle:

Çok değil henüz beş altı ay evvel birkaç gazete ve internet sitesinde “din yorgunluğu” meselesi gündeme geldi ve üzerine uzun uzadıya konuşuldu. Aslında konuşulan şey, dinin kendinden bir bıkkınlık değil, özellikle ekranlarda dini meseleler konuşulurken ortaya çıkan bayağı üslup ve gayrı ciddilikti. Artık görmekten bıkılan yüzlerin, asıl olanı konuşmak yerine kıyıda köşede kalmış mesnetsiz şeyler üzerinden gündem olma çabaları ve popülerlik peşinde koşmaları izleyicilerde bir tepki meydana getirdi. İlk insan ve peygambere baba yakıştıranlardan tutun da babasız olarak dünyaya gelmesi Allah’ın bir mucizesi olan Hz. İsa’nın mukaddes annesine çift cinsiyetli diyenlere, rakibin tuş edebilmek(!) için masaya deve idrarı koyacak kadar laubalileşenlere kadar işin suyunu çıkaran bu insanlara bir tepkinin verilmesi doğaldı. Kimi güç odaklarından köşe kapmak için dinin başkaca maksatlara alet edilmesi de böyle bir tepkinin oluşmasında kuşkusuz etkiliydi. Hakikat peşinde koşan bir avuç insanın yalnızlığa itildiği günümüzde, -şayet önlem alamazsak- dini söylemin yorduğu gençleri daha çok konuşacağımızdan pek de şüphemiz kalmıyor.

Genç Öncüler olarak bu ay “din yorgunluğu” yahut daha doğru bir tanımla “dini söylem yorgunluğu” meselesini dosyaya taşıdık. Elle tutulur bir yanı olmayan söylemler, televizyonlarda mütemadiyen ve sadece dini(!) konuşan insanlar, gereksiz ve faydasız tartışmalar, özellikle gençlerin bu üsluba tepki vermesi ve konuşana değil konuşulana tavır alan bir grubun ortaya çıkması bu ayki dosya konularından.

Osman Zinnur Aksu televizyonun tahribatını yazdı. Dücane Demirtaş’ın sorduğu soru düşündürücü: Protestanlaştıramadıklarımızdan mısınız? Sümeyye Akten popüler dini içerikler ve söylemin yavanlığını kaleme aldı. Nisanur Çekmece, modern hayatın din ile kurulan irtibatı yıpratacağını dile getirdi. Şeymanur Ekren Tan’ın sorusu şu: Bu Din Kimin? Resul Karaca’nın yazısı var olduğu ortamlarda istediğini bulamayıp kendini hayattan dışlayan insanlara dair. Feyzanur Karaman da münazara geleneğimizi sayfalarına taşıdı.

Dosya dışı konularda Hasan Hüseyin Çaçan şiir üzerine bir metin kaleme aldı. Afife Karaaslan mekân yazılarına devam etti. Z. Zeynep Bakır bir denemesini paylaştı. Yavuz Selim Sancak seçim değerlendirmesi yaptı. Feride Çatal ise yine fotoğraf sayfasında. Bunun yanında deneme, şiir, kitap tahlili ve gezi yazısı bölümleri ile Genç Öncüler nisan ayında da yine dopdolu.

Genç Öncüler’in genç yazarları olarak gayemiz; toplumsal yaşamımızda karşılaştığımız iyilikleri, kötülükleri, kolaylıkları ve zorlukları, siz değerli okurlarımıza en anlaşılır şekilde aktarmaktır. Kadromuz, adaletle şahitlik vazifesini unutmayarak yazılarını kaleme alma gayretindedir. Çünkü bu bize Rabbimizin vahiyle sabit kıldığı bir görevdir. Bütün sayılarımızı bu bilinçle çıkarıyoruz. Çalışmamızın hayırlara vesile olmasını diliyor, keyifle okumanızı temenni ediyoruz.

Bu yıl 5.sini düzenlediğimiz "Bir Fotoğraf Bin Şiir" şiir yarışmamızın ödül töreni M. Emin Saraç Kültür Merkezi'nde olacaktır. Kuranı Kerim tilaveti ile başlayacak programımız şiir dinletisi, zeybek gösterisi ve ödül takdimi ile son bulacaktır. Bu gecede sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Yer: Başakşehir M.Emin Saraç Kültür Merkezi
Tarih: 13 Nisan Cumartesi
Saat: 18.00

9 Nisan Salı günü “Yapay Zekâ Nasıl Bir Gelecek? ” konulu konferansımızı gerçekleştirdik. Kıymetli konuşmacımız Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil, zihin felsefesinden, teknolojik tekilliğe kadar uzanan ve gündemimizi meşgul eden yapay zeka konusunu geniş bir perspektiften ele alarak yeni bakış açıları kazanmamızı sağladı. Makinelerin hayatımızda artan rolüyle birlikte getirdiği teolojik, sosyolojik ve fıkhi sorunlara değinerek önemli çıkarımlarda bulunduğumuz programımıza katılımlarından dolayı hem değerli konuşmacımıza hem de dinleyenlere teşekkür ediyor ilmimizi arttıracak her bilgiyi Rabbimizden niyaz ediyoruz.

.



Genç Öncüler 4. Kısadan Hisse Kısa Film Yarışması, 7 Nisan 2019’da, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde, ödül törenini gerçekleştirdi. “Birlikte Yaşama Kültürü” teması çerçevesinde filmlerini çeken ve ödüle layık görülen yönetmenlere ödülleri takdim edildi. Yarışmada mansiyon ödüllerini Ercan Selim Öngöz, Maske filmiyle; Belkıs Bayrak, Apartman filmiyle; Hakan Sümer, Yirmiiki filmiyle; Tufan Şimşekcan ve Ozan Siyah, Leke filmiyle; Ozan Takış, Fotoğraf filmiyle kazanan isimler oldu.

Krampon filmiyle Abdullah Şahin Genç Öncüler Özel Ödülü’nün, Lisan filmiyle Nurullah Özdemir Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.

Birincilik ödülünü Misafir adlı filmiyle Orhan Dede, ikincilik ödülünü Küllerinden Güle Dön adlı filmiyle Onur Kök, üçüncülük ödülünü ise Gümüş adlı filmiyle Deniz Telek aldı.

Destekleriyle yanımızda olan Kültür ve Turizm Bakanlığına, Milli Eğitim Müdürlüğüne, Yazarlar Birliği İstanbul Şubesine, SEKAM’a ve bu gecede bizimle birlikte olan Hasan Kaçan, Nazif Tunç, Mehmet Usta, Sinan Sertel, İhsan Kabil, Halil Kardaş ve tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.









Bahar seminerleri dizisinin ikincisini Şeyma Nur Tan ile “Elmalılı Hamdi Yazır; Bir Alim Örneği ve Onun Vakıf Anlayışı” başlığıyla gerçekleştirdik. Konuşmacımız, Elmalılı Hamdi Yazır’ ın hayatından vakıfçılığa verdiği öneme ve günüzümdeki vakıfçılık algısına kadar geniş çaplı bir perspektiften bu konuyu ele almamızı sağladı. İslam ümmetinin diğer tüm milletlere imamlık etmesi gerektiği gibi önemli çıkarımlarda bulunduğumuz seminerimize katılımlarından dolayı hem konuşmacımıza hem de dinleyenlere teşekkür ediyor ilmimizi arttıracak her bilgiyi Rabbimizden niyaz ediyoruz.