casino maxi

HZ.MUHAMMED (s.a.v) ve İLETİŞİM- NAZMİYE YENİÇERİ

Düşünce May 07, 2015 0 Yorum

nazmiye

 

                                  NAZMİYE YENİÇERİ

  Hz. Muhammed…

Örnek alınabilecek en doğru insan. Hz. Muhammed’(s.a.v) in hayatından hayatımıza tatbik edebileceğimiz pek çok durum vardır. Günümüzde yaşadığımız problemlerin başında iletişimsizlik gelir. İnsanlar bir türlü karşısındaki kişinin anlayabileceği tarzda, kişinin seviyesine göre iletişime geçemez. Bu durum da gerginlik ve kaosa neden olur. İnsanlar birbirinden kaçar hale gelir ve bunun neticesinde de insanlık ölmüş palavraları atılır. Peki iletişimsizlik sorunuyla nasıl başa çıkılır? Huzurlu ortam nerede ve nasıl bulunur? Tüm bu soruların cevabını bize en iyi Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz verebilir. Kimi insanlar vardır ki; lafı uzattıkça uzatır, asıl anlatmak istediğini bir türlü söyleyemez. Hem insanı sıkar hem de insanın zamanını çalar. Hz. Muhammed’(s.a.v) i örnek alırsak O, az kelimeyle pek çok mana ifade eden sözcükler kullanarak iletişim kurardı. Örneğin; Allah her şeyde iyiliği farz kılmıştır. Cennet hoşa gitmeyen şeylerle çevrilmiştir, cehennem de nefsani isteklerle çevrilmiştir. Şeytan Ademoğlunun damarlarında gezinir gibi.

İletişim esnasında en cezbedici, kişiye keyif veren ve iletişimi daim kılan unsurlardan biri de gülümsemedir. Gülümseme karşıdaki kişiye olan muhabbeti arttırır. Asık suratlı, ekşi yüzlü kişiyle konuşurken konuşma isteğiniz azalır. Nitekim Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘’Doğrusu güldüren de ağlatan da O’dur. Keza dirilten de öldüren de O’dur.(53 Necm 43-4) ‘’Allah Teala bu ayette gülmeyi dirilmenin karşısında, ağlamayı da ölmenin karşısında zikretmiştir. Demek ki, gülmek canlılığı, yaşamı; ağlamak ölümü, hüznü temsil eder.

Size Hz. Muhammed’(s.a.v) in iletişim halindeyken bulunduğu davranışları anlatalım; Hz. Hasan radiyellahu anhuma  diyor ki,

Babam Ali b. Ebi Talib’e Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin beraber oturduğu insanlara karşı olan davranışından sordum. Bana şöyle dedi:

‘’Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem daima güler yüzlü, güzel ahlaklı, yanındakilere karşı nazik davranan bir insandı. Kaba ve sert konuşan, kötü davranan, bağırıp çağıran, kötü konuşan, insanları ayıplayıp duran, onları aşırı metheden biri değildi. Hoşuna gitmeyen şeyleri fark etmemişliğe verirdi. Kendisinden bir şey ümit edenin ümidini kırmazdı, O’ndan beklentisi olanı eli boş çevirmezdi.’’ (Tirmizi, Şemail, s. 221-4) Kur’an’ı Kerim’de de Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘’ Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi.’’ (Al-i İmran 159) Gerçekten de çevremize baktığımızda kaba insanların yanı boştur, öyle değil mi? Peygamber efendimizi örnek alıp tatbik etmezsek iletişimsizlik başta olmak üzere bütün problemler bizimle olacaktır. İletişim bozukluğunu aşmadan kendimize ve karşımızdaki kişiye de saygı duymuş olmayız. Kişi diyalogda bulunurken  karşısındakine itina göstermelidir. Onunla ilgilendiğini belli etmelidir. Hz. Muhammed(s.a.v) efendimiz bu konuda da çok hassas davranırdı.  Konuştuğu kişiye yönünü tamamen döner karşısındakini can kulağıyla dinlerdi. Karşısındaki kişi çok sinirli, kaba konuşan, itidalden uzak olsa da ona karşı kendi saygısını korur ve sinirlenmezdi, hatta aksine daha yumuşak konuşurdu. Günümüze baktığımızda ise karşımızdaki kişi sinirli olmasa dahi illaki bir yerlerden kavga tohumlarını saçmak için elimizden geleni yapıyoruz. Hiçbir şekilde tolere  edemiyoruz. Başkalarının yaptığı kötülükleri, eksiklikleri ortaya çıkarmak için, tabiri caizse sırf üstünlük için can atıyoruz. Oysa ki Peygamber Efendimiz öyle miydi? O bütün mesele O’nu örnek almaktır. Maalesef gençler kendilerine şimdilerde rol model olarak hiçbir iyilik meziyeti, yararı olmayan kişileri almaktadırlar.

İyi bir iletişim kişiye gülümseyerek Allah’ın selamını vermekle başlar. Onun akabinde ise karşıdaki kişinin de gülümseyerek Allah’ın selamını alması ile devam eder. Nitekim Peygamberimiz de böyle yapardı. Konuşmalar sırayla, birbirinin sözünü kesmeyerek gerçekleştiği ve saygı, hoşgörü, samimiyet olduğu sürece iletişimde aksaklık meydana gelmez. Kişi karşısındaki kişiye değer vermelidir ve alaycı tavır takınmamalıdır. Hz. Muhammed(s.a.v) Efendimiz ashabıyla konuşurken, bir konu hakkında bir şey öğretirken, öğrenenlerin ferdi farklılıklarına, akıl ve anlayış kapasitelerine göre anlatırdı. Öğretirken yine “ki O en iyi muallimdir” akli ölçülerle konuşarak, sorular sorarak, mukayese, teşbih, temsil yoluyla, şekiller vasıtasıyla, latifeyle, vurgu için üç kez tekrar ederek öğretirdi. Hz. Muhammed(s.a.v) her haliyle en iyi iletişim uzmanıydı.

Dünyayı daha yaşanabilir bir hale getirmek aslında her insanın elindedir. İnsan mükemmel yaratılışını bir anlasa, fark etse, bir işin ucundan tutsa emin olun ideal toplum olurdu. Bir şeyin düzelmesini hep başkasından beklememeli ilk adımı İslam’ı temsil eden kişiler olaraktan kendimiz atmalıyız. Peygamber Efendimizi örnek alıp sünnetlerini tatbik etmeliyiz. Bu iletişim sorununu ve diğer tüm sorunları çözmenin en önemli yönüdür.

Avazeyi bu aleme Davud gibi sal,

Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş…

BAKİ

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder