FİLİSTİN İŞGAL TARİHİ

FİLİSTİN İŞGAL TARİHİ

Tarih Haz 09, 2016 0 Yorum

Modern dünyanın en önemli ve dramatik olaylarından birisi de Filistin meselesidir. İşgalin kanlı yüzü dünyadan saklanmakta, söylenen yalanlar Müslümanların dahi kafasını kurcalamaktadır. Konuyu derinlemesine anlamak için yüzyıllar öncesine dayanan tarihi irdelemek gerekse de yakın tarihe bakarak da Filistin işgal süreci hakkında fikir edinmek mümkün. Tabi ki ilk olarak zulmün başaktörünü tanımakta fayda var.

Siyon kelimesi, bir siyasal düşünce akımını simgeleyen bir deyim olarak modern anlamıyla bir Rus Yahudi’si olan Nathan Birnbaum (1864-1937) tarafından siyasal edebiyata sokulmuştur. Birnbaum, Kendi Kendine Kurtuluş isimli derginin 1 Nisan 1890 tarihli sayısında Siyonizm’i, Musevileri Filistin’e yerleştirmek amacı güden ve üyelerinin Yahudilerden oluştuğu bir siyasal partinin kurulması olarak dile getirdi.

Bu dönemin iki önemli ismi Yahudah Alkalai ve  Zwi  Hirsch  Kalischer’dir.Doğu Avrupa kökenli olan haham Alkalai (1789-1878) “Belgrat yakınlarındaki semlin köyünde dinsel görev  yüklenmiş , kendi halinde bir insandı.her  mutaassıp Yahudi gibi Mesihçi geleneğe inanırdı.” 1845 yılında yayınladığı  Yahuda’nın Teklifi isimli kitabında Mesih’i  beklemek yerine   daha pratik bir şeyler yapılmasını önerdi. Mesela Yahudilerin Filistin’e göçünün özendirilmesi gibi. “Böyle bir eylem kurtarıcı Mesih’in ortaya çıkması için bir başlangıç olacaktır”

“Kalischer, 1836 gibi erken bir tarihte Rothschildlere zamanın Mısır ve Filistin valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşadan Kudüs’ün satın alınması için bir girişimde bulunmalarını rica etmişti. Aynı isteği bir süre sonra Moses Montefiore’ye yeniledi. Kalischer’in bu çabaları somut bir sonuç vermedi ise de Evrensel İsrailoğulları Birliği (Aliance İsrailite Universelle) bu Musevi aydının fikirlerini değerlendirerek 1870 yılında Yafa’da İsrailin umudu isimli bir tarım okulu ve yerleşim merkezi kurmayı kabul etti. Bu hareketleri tek çatı altında birleştiren kişi Theodor  Herlz dir. Herlz birçok siyon örgütünü bir kaç istisnası hariç bir çatı altında birleştirir.  Bu örgütlenme ilk toplantısını 29-31 ağustos 1897 tarihinde İsviçre’nin Basel kentinde yapmışlardır. Bu I. Dünya Siyonist kongresidir.

Herzl ilk defa  19 Mayıs 1901 tarihinde II.Abdulhamid ile görüştü .Herzl ikisi padişah daveti olmak üzere  tam beş kez İstanbul’a geldi.  Temmuz 1908 ihtilalinden hemen sonra Siyonist liderleri İ.T.C. liderleri ile görüşmeye başladılar.  İTC, Yahudilerin göç ve toprak satın alma yasağını kaldırdı. Bu Osmanlının durumunu sarstı.  Şubat 1909’ da Karasso Osmanlı Göçmen kumpanyasını kurdu. İttihat ve Terakkinin ağır topları ülkeye Musevi göçünün yararlı olacağı kanısındaydılar.

Dünya Savaşının en tehlikeli dönemlerinden birinde, 2 Kasım 1917 yılında  Siyonist Hayım Weizman ile İngiltere başbakanı Loyd George ile dışişleri bakanı  James Balfour bir araya gelirler ve İngiltere  Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması gerektiğini diplomatik ama açık bir dille ilan eder.

1.Dünya Savaşından sonra toplanan Paris Barış konferansı tarafından Filistin’e ilişkin olarak atılan ilk adım, İttifak Muahedesinin 22. Maddesinde geçen ve  ‘Evvelce Osmanlı devletine ait olan bazı bölgelerde geçici mandaların tesisini’  isteyen  hüküm oldu. 1920 nisanında toplanan San Remo konferansına Amerika’nın da katılmamasından faydalanarak Suriye ve Lübnan Fransız;  Irak, Ürdün ve Filistin İngiliz mandasına verildi. Siyonist hareket, İngiliz mandası altında her alanda örgütlenerek devlet içinde devlet haline geldi.

MÜCADELE

Ocak 1919 tarihinde ilk Filistin Konferansı Kudüs’te toplanır. İkincisi yapılmayan Filistin Konferansının üçüncüsü  13 Aralık  1920 de Hayfa’da yapılır. Siyonist çalışmalar kınanır, protesto gösterileri yapılır.

Dördüncü Konferans 1921 yılında Londra’ya bir heyet gönderir ama başarılı olamaz. 22 Ağustos 1922’de toplanan V.Filistin Konferansı Boykot kararı alır.

1921 yılında Bolşevik Siyonistler 1 Mayıs bahanesi ile gösterilere başlayınca çatışmalar tekrar çıkar ve 3 gün sürer.48 Müslüman ve 47 Musevi çatışmalarda hayatlarını kaybederler.

Bölgedeki tehlikenin farkına varanlar da örgütlenmeye başlarlar. Bunlar arasında en fedakâr gruplardan birisi Mısır kökenli İhvan-ı Müslimin’dir. Daha sonra Arap milliyetçiliği ve sosyalizm karşısında gücü zayıflasa da İntifada hareketlerinde öne geçenler bu yapıdan gelen insanlar olmuştur.

1930’lara gelindiğinde Filistin arapları siyasi görüşler açışından şu gruplara ayrılıyordu;

Filistin Arap Partisi: Hüseyni ailesinin partisi

Milli Savunma Partisi: Hüseyni ailesi ile koyu bir rekabet içindeki Neşaşibi ailesinin partisi. Bu parti Hüseyniler gibi Siyonizm ve Yahudilere düşman olmakla beraber, şiddet metotlarına karşı idiler ve İngiliz yönetimine karşı da ılımlı bir tutumun taraftarı idiler.

İstiklal Partisi/Hareketi: 1931 yılında Kudüs’te toplanan Pan-İslam kongresi kararlarına dayanarak, 1932 yılında kurulmuştur. Şehir aydınlarına dayanması, kırsal desteğe sahip olmaması sebebi ile iki yıl devam edebilmiştir.

Bu dönemdeki liderlerden biri de İzzettin el –Kassam(r.a.) idi. El kassam Suriye’nin Lazkiye şehrinde doğup, Ezher Üniversitesinde eğitim aldıktan sonra Hayfa’ya yerleşip İslami çalışmalar içinde aktif görev almıştır. 1930’ların başında el Kaf el Esvad (Kara el) isimli gizli bir örgüt kurdu. Hasan el-Benna, kardeşi Abdurrahman el-Benna’yı  İzzeddin  Kasamla   görüşmesi  için  1935  yılında  Filistin’e  göndermişti. Faaliyetleri 1935 Kasımına kadar devam etti. 20 Kasım 1935 tarihinde Cenin kentinin batısında Yabad köyü civarında girişilen bir çatışmada üç arkadaşı ile birlikte şehid edildi. Arkadaşları İhvan-ı Kassam isimli bir örgüt kurdu.

1933 yılında Kudüs’te Araplar geniş katılımlı gösteriler yapmaya başladılar ama asıl çatışmalar 1936 yılında yaşandı. Bu olaylar belgelere şöyle yansımıştır:“7 Mayıs 1936 tarihinde her kesimden gelen 150 delegenin katıldığı bir konferans toplandı ve vergi ödememe kararı verdiler. Hemen ardından genel greve gittiler ve Balfour deklarasyonunu tanımadıklarını ilan ettiler. İngilizlerin tepkisi çok sert oldu. 18 Haziran 1936’da Yafa kentinin büyük bölümü İngilizlerce yıkıldı.6.000 insan evsiz kaldı”

1936 hadisesinin patlak vermesi üzerine, ayaklanma ve grevleri yönetmek üzere şehirlerde Milli Komiteler kuruldu. Bu komiteler  25 Nisan 1936 da bir araya gelerek Yüksek Arap komitesini kurdular.

1936 yılında patlak veren büyük ayaklanmayı incelemek için Bölgeye gönderilen Peel Komisyonu, Filistin’in Arap, Yahudi ve Kudüs’ü kapsayan uluslararası bölüm olmak üzere üçe bölünmesi yönünde görüş bildirdi.

Bu olayları sona erdiren, Abdullah Azzam’ın deyişi ile ‘Filistin halkını oyuna getiren’  Arap ülkeleri olmuştur. Arap ülkeleri tarafından  “ Mirac gecesinde şu bildiri yayınlandı  ‘ Filistin’de devam  etmekte  olan   durumdan  dolayı son  derece  üzüntü  duymaktayız. Biz, Arap kralları olan kardeşlerimizle ve Emir  Abdullah’la ittifaken  sizi,  dostumuz  olan İngiltere  hükümetinin iyi  niyetlerine  güvenerek sakin  olmaya  ve  kan  akıtılmasını  durdurmaya  davet  ediyoruz’

 

Kıdemli Siyonistlerden Vlademir Jabotinsky’nin 1923 yılında yazdığı Demir Duvar makalesinde geçen şu kısım dönemi onların ağzından dinlemek adına faydalıdır: “…Filistin’in bir Arap ülkesi olmaktan çıkarılıp Yahudi çoğunluğa ait bir ülke haline getirilmesi konusunda  Filistinli Araplarla  gönül rızasına dayalı  bir anlaşma sağlamak kesinlikle olanaksızdır. Her biriniz sömürgecilik tarihi üzerine az çok bir şeyler biliyorsunuz. Bir ülkenin, o ülkenin yerlisi olan insanların rızası ile sömürgeleştirilebileceğini kanıtlayan tek bir örnek gösterebilir misiniz?  Böyle bir şey hiçbir zaman olmamıştır…”

Filistine Yahudi göçünden sorumlu  Yahudi Ajansı Göçmen Dairesi başkanı J. Weitz 1940 yılında  şunu diyordu “Şu  noktada herbirimiz tarafından açıkca bilinmelidir ki, bu topraklar üzerinde iki ayrı halka yer yoktur. Eğer Araplar bu küçücük ülkede yaşayacaklarsa biz hedefimize hiçbir zaman varamayacağız demektir. Öyleyse ,Arapları buradan uzaklaştırıp komşu ülkelere sürmeliyiz hem de hepsini .Tek bir köy tek bir aşiret kalmamacasına”

9-11 Mayıs 1942 tarihleri arasında New Yorkta Baltimıore  Otelinde  yapılan Dünya Siyonist  Teşkilatı olağanüstü toplantısında Baltimor Programı denilen bir program kabul edildi. Bu programa göre Filistin’de Yahudilerin çoğunluğuna dayanan bir Yahudi devletinin kurulması öngörülüyordu”

1947 Nisanında, İngiltere Filistin’deki  kargaşanın   B.M  de çözülebileceğini ilan etti. 23 Nisan  1947 tarihinde  B.M. de  Birleşmiş Milletler  Filistin Özel Komisyonu  kuruldu. Bu komisyon  16 haziran 24 temmuz  tarihleri arasında bizzat Filistin’de çalışarak  konuyla ilgili raporunu  31 Ağustos  1947 tarihinde  hazır hale getirdi. Komisyon raporu  oy birliği ile Filistin’in bağımsızlığını  teklif etmiştir. Ancak bu konuda Komisyon  raporunda iki  görüş  ortaya çıktı. İran, Hindistan ve Yugoslavya temsilcilerinin destekledikleri öneri bir Filistin-Yahudi federasyonu kurulmasını içerirken diğer öneri ise bağımsız bir Yahudi devleti kurulmasını içeriyordu. Takriben üç ay sonrada ABD ile SSCB ortak bir teklif vererek bir Yahudi devletinin kurulmasını istediler. ABD İsrailin kuruluşunu  de Facto (Fiili durum) olarak tanırken,SSCB de Jure (Meşru ) olarak tanımıştır. Nihayet yapılan oylama ile  Bağımsız İsrail devleti kağıt üzerinde kuruldu. Tarih 29 Kasım 1947 .

Bu oylama  yapıldığında Yahudiler  İsrail topraklarının sadece % 5.6’sına sahipti.  Çizilen harita da ise bu oran en verimli alanlar dahil olmak üzere %  56 ya çıkarılıyordu.

Yahudilerin  elinde  bulunan    arazide,  Yahudilere  İngiliz  manda  yönetimi  tarafından   ya  sembolik  bir  ücretle veya  bir   karşılık  alınmaksızın hediye  olarak  verilmişti. Yahudilere  toprak  satan  aileler ise  Filistin  asıllı  değil,  Lübnanlı  Hıristiyan  ailelerdir.

Ne yazık ki Filistin işgal tarihinde sayfalara sığmayacak katliamlar, saldırılar ve hukuksuzluklar gerçekleştirildi. Canımıza kıyıldı, topraklarımız elimizden alındı dünyanın süslü yalanlarının altında. Ama savaşımız bitmedi, mücadelemiz mübarek ola.

Senanur Yaşaroğlu

 

 

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder