Filistin’in İşgal Tarihi

Siyaset Ağu 14, 2014 0 Yorum

Filistin işgali ile ilgili neredeyse tüm araştımalar 1947 BM Bölünme planıyla başlar. Aslında bu işgalin bir geri planı vardır ve burda karşımıza ortadoğuda hiç toprağı olmamasına karşın büyük bir etkisi olan ‘Büyük Bela’

İngiltere çıkacaktır.

İsrail için ilk adım 1917 yılında imzalanan ve Osmanlı’dan kopuş anlamına gelen Balfour Deklarasyonu’nun imzalanması ile atıldı.İngiliz bakan Arthur Balfour, Siyonistlerin lideri Lord Rotshild’e resmi bir mektup yazdı.İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması için Siyonistleri sonuna kadar destekleyeceği yazıyordu.Bu deklarasyon uyarınca Yüz binlerce Yahudi Siyonizm projesi kapsamında İngiliz mandası altındaki

Filistin’e göç ettiler.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YÜZÜNDEN FİLİSTİN İKİYE BÖLÜNDÜ

Planlı Yahudi göçü ve bunun sonucunda Filistin’de Arapların 6′da 1′i kadar çoğalan Yahudi nüfusuna karşı bir tepki olarak Nisan 1920′de iki büyük Filistin ayaklanmaları yaşandı. 1947de İngiltere, Filistin sorununun çözümünü Birleşmiş Milletler’e devretti. Birleşmiş Milletler Filistin’i iki parçaya böldü. Filistin bu fikre sıcak bakmamasına rağmen, 33 ülkenin oyuyla bu plan kabul edildi. Bir yıl sonra 14 Mayıs 1948de İsrail bağımsızlığını ilan etti.

Artık Filistin toprakları yahudiler ve Müslümanlar arasında bölünmüştü. En verimli %55 lik kısmı yahudilere,tarımsal üretime hiçte elverişli olamayan % 45 lik kısmı müslümanlara bırakılmıştı. 1948 yılında Siyonistler Müslümanlara ait toprakların %15 ini daha işgal ettiler.bunun sonucunda 1 milyon müslüman evlerinden sürülmüş oldu Batı Şeria , Gazze şeridi ve komşu ülkeler Ürdün ve Mısırdaki kamplara yerleştiler.

İSRAİL İŞGAL ETTİ VE BİR DAHA ÇEKİLMEDİ

5 Haziran 1967de 6 gün savaşı başladı. Orta Doğunun haritası bu savaşta değişti. Ülkenin Filistinlilere kalan kısmı yani batı şeria ve gazze şeridide israil tarafından işgal edildi.500 bin müslüman bir kez daha evsiz ve yurtsuz kaldı.İsrail aynı zamanda Suriyeye ait olan golan tepelerini ve mısıra ait olan sina yarımadasınıda işgal etti daha sonra bu bölgeler arasında sadece sina yarımadasından çekildi. 6 gün savaşıyla beraber İsrail yarısını elinde tuttuğu Mübarek şehir Kudüsün tamamını işgal etti böylece Mescidi aksa başta olmak üzere müslümanların kutsal kabul ettiği heryeri eline geçirdi. 1980 yılında ise israil kudüsün sınırlarını genişletti ve bu kenti ilhak ettiğini açıkladı.

Bugün farklı ülkelere dağılmış halde yaşayan 3 milyondan fazla filistinli vardır. Komşu ülkelerdeki kamplarda

yaşam alanının darlığı , altyapı eksikliği gibi zor şartlar altında ezilmektedir. İsrail Müslümanların elinde kalan batı şeria yıda ele geçirmek için bölgeye bir çok yahudi yerleşim yeri kurmuştur.İsrail ordusu bu yerleşim yerlerini korumayı bahane ederek yüzlerce karakol ver kontrol noktası oluşturmuştur. Filistinliler sabah işlerine giderken bile israil askerlerinin küçük düşürücü kontrollerinden geçerler. Yahudi yerleşimcilerde mazlum Filisitin halkının yaşamını zorlaştırmaktadır. İsrail devleti tarafından silahlandırılan bu yerleşimciler kadınları çocukları taşlayıp camileri ateşe verdiler. Müslümanların evleri arabaları bile bu çetelerin hedefi olmuştur.Filisitinlilerin yaşam alanları tıpkı bir açık hava hapishanesi gibi dikenli tellerle ve duvarlarla çevrilidir.

FİLİSTİN GÜÇLERİ BİRBİRİNE DÜŞTÜ

1994’te Filistin Özgürlük Harekâtı ve İsrail Kahire’de görüştü. Bu görüşmelerde yapılan anlaşmanın sonucunda İsrail’in Gazze’nin çoğunu ve Batı Şeria’daki Erila şehrini Filistin’e bırakmasına karar verildi. 2006-2007 yılları arasında Bu kez El Fetih ve Hamas arasındaki çatışmalar gündeme damgasını vurdu. Bağımsız Filistin için mücadele eden bu iki gücün birbirine düşmesi İsrail’in işine yaradı.Uluslararası kamuoyu, İsrail yönetimine Batı Şeria’da daha fazla Yahudi yerleşimi yapmaması çağrısında bulundururken İsrail İşgal haritasını büyütüyor.İsrail yönetiminin gizlice Batı Şeria’daki toprakları parsellediğini ve buralara yerleşimler inşa edildikten sonra adlandırdığı biliniyor.

Son olarak Sokak ortasındaki tartaklamalar,suçsuz yere tutuklamamlar, insanlık dışı muamele,rastgele veya hedef gözeterek açılan ateş,tank ateşi,helikopterden veya uçaktan atılan bombalar, zehirli gazlar bunlar hepsi filistinde normal şeylerdir ve İsrail devleti bu yaptıkları için hiç kimseye hesap vermez. Bu gerçekler karşısında vicdan sahibi hiçbir insan Filistinde soykırıma karşı duramaz.Savunmasız insanların bir işgal ordusunun baskı ve zulüm altında yaşatılmasına göz yumulamaz.

Müslümanlar olarak Filistin davası en hassas noktamız olmaya devam etmelidir. Kardeşlik bedel ister bu bedeli malımızla,canımızla verdik ve vermeye davam etmeliyiz.

Untitled-1

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder