FATİH VE EĞİTİM

Tarih May 30, 2015 0 Yorum

FATİH VE EĞİTİM

       KÜBRA TUNCAY

                                                              ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

eğitim

14.   asır başlarında küçük ve mütevazı bir beylik olarak kurulan Osmanlı iki asır sonra cihan hakimiyeti kuran bir devlet haline gelmiştir. Çadırdan saraya uzanan bu serüvende Osmanlı sultanları bir yandan sınırlarını genişletmeye çalışırken diğer yandan da eğitim ve kültür faaliyetlerini sürdürmekteydi. Bu eğitim ve kültür alanına verilen önemi ilk başta Orhan Gazi’nin daha sonra diğer sultanların yapmış olduğu kurumsallaşma faaliyetlerinden anlamamız mümkündür zira yapılan bu faaliyetler böyle bir anlayışın açık bir tezahürüdür.

       Biz bu sayımızda içinde bulunduğumuz ay itibariyle de Fatih Sultan Mehmet’in eğitime verdiği önem ve din adamları ile olan münasebetlerine değineceğiz.

Yükselme döneminin belki de en önemli ismi olup çağ açıp çağ kapatan hükümdarı Sultan ikinci Mehmet Han dönemine geldiğimizde eğitim ve kültür faaliyetlerinin zirve de olduğunu görüyoruz. Bu dönemde devletin merkezi Doğu-Batı arsında geçiş merkezi olarak kabul edilen bir eğitim ve kültür merkezi olması hasebiyle pek çok ilim adamının da uğrak noktası olan İstanbul’dur.

Baktığımız zaman Osmanlı medreselerinde bu döneme kadar hep dini ilimlerin okutulduğunu görmekteyiz. Fakat Fatih dönemi ile birlikte medreselerin muhtevasında önemli bir değişiklik olmuş ve dini eğitimin yanında birde müspet ilimler dediğimiz matematik, astronomi, felsefe gibi bilimler okutulmaya başlanmıştır. Böylece Maarif Teşkilatının temelleri ilk olarak Fatih döneminde atılmıştır.

Fatih Sultan Mehmet’in ilme bu kadar önem vermesinin altında dönemin en kaliteli hocalarından eğitim alması, onların derin ilmine olan saygısı da etkili olmuştur. Zira O şehzadeliği döneminde hocalarından istifade etmeye başlamıştır. İlk olarak Molla Gürani onun Lalalığını yapmıştır. Molla Gürani Mısır’da yetişmiş, çok iyi eğitim almış, fıkıh, tefsir ve hadis alanının ehli olmuş ve Fatih döneminin önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. Fatih in yetişmesinde önemli rol oynayan Molla Gürani’dir. Bunun yanında Sultan Mehmet teknik ilimlere karşı da oldukça ilgiliydi.  Teknik ilimlere karşı olan merakı onun ilerde İstanbul’un fethini gerçekleştirmesinde etkili olmuştur.  Fatih kudretli bir asker olduğu kadar geniş görüşlü bir fikir adamıdır. Şehzadeliği ve padişahlığı sırasında fıkıhta Molla Hüsrev, tefsirde Molla Gürani, matematik de Ali Kuşçu, kelam ve felsefe de Hocazade ve Ali Tusi gibi ilim adamlarından dersler almıştır.  Yine  Fatih ünlü hocası Akşemseddin hakkında ona duyduğu saygı ve heyecanı anlatmak şöyle der ‘’Bu Pir’e hürmetim ihtiyarsızdır. Yanında heyecanlanırım ellerim titrer. Diğer şeyhlerin ise benim karşımda elleri titrer.’’

İlme ve alimlere çok değer veren Fatih in sarayında ‘Huzur sohbetleri’ yapılırdı. Padişahın huzurunda yapılan bu sohbetler münazara niteliği taşırdı. Alimler herhangi bir konuyu tartışırlar, divan üyeleri ve padişah onları izler delilleri en kuvvetli olup münazarayı kazanana hediyeler takdim edilirdi.

Fatih İstanbul medreselerini dünyanın seçkin medreseleri konumuna getirmek için çaba harcamış ve Doğu ve Batı’dan pek çok ilim adamını İstanbul’a davet etmiştir. Mesela Ali Kuşçu bu önemli isimlerden birisidir. Bunun yanında İstanbul’un fethinden sonra Batı‘da meydana gelecek olan Rönesans’ın oluşumunda İstanbul’un kültürel durumunun büyük etkisi vardır zira Avrupa’ya kaçan düşünürler Osmanlı kültür ve medeniyetinden etkilenerek orada Rönesans hareketinin başlamasında etkili olmuşlardır.

Bu dönemin önemli eğitim kurumlarının başında Sahn-ı Seman Medreseleri gelir. İstanbul’un ilk yüksek öğretim kurumu olan Sahn-ı Seman Medreseleri üniversite manasında Osmanlı ve dünya tarihinde bilinen en eski eğitim müessesesidir. Bu medreselerin yönetmeliği ve müfredatı bizzat Ali Kuşçu tarafından tertip edilmiştir.

Hülasa; fatih Sultan Mehmet aldığı ilim doğrultusunda ilmin değerini bilen önemli bir şahsiyettir. Onun döneminde pek çok eğitim kurumunda –Sıbyan mekteplerinden medreselere, medreselerden Enderunlara-  yenilikler yapılmıştır. Yeni eğitim kurumları açılmış, var olan eğitim kurumlarında düzenlemeler yapılmıştır. Devletin merkezi aynı zamanda bir eğitim merkezi haline gelmiş, Batı bu medeniyet sayesinde karanlık çağından kurtulup yenilik hareketlerine girişmiştir.

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder