EY! EN HAYIRLI ÜMMET!

EY! EN HAYIRLI ÜMMET!

Gündem Nis 04, 2016 0 Yorum

 

Tebliğ sözlükte;duyurmak ve bildirmek anlamına gelirken, islamiyette tebliğ; taşımak ve götürmek anlamlarına gelir ve tüm peygamberlerde bulunan bir özelliktir.
Hz.Peygamber(s.a.v)’e ilk tebliğ emri Maide Suresi 67.ayetle gelmiştir; “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni insanlara tamamen bildir.Sen onu tam yapmadığın sürece ,Rabbinin mesajını hiç yaymamış olursun.Allah seni inanmayan insanların şerlerinden koruyacaktır.Allah kendisinden gelen gerçekleri örtbas eden insan gruplarını asla doğru yola iletmez” bu ayetle Peygamberimiz(s.a.v.)’e tebliğe başlaması emredilmiş, Şuara Suresi 24.ayetle de; ” Sen önce yakın akrabalarını inzar et(ahiret azabıyla uyar)” yakınlarını uyarmaya anlatmaya başlamıştır.
Hz.Peygamber(s.a.v)’e kesin ve açık,net tebliğ emri Nahl Suresi 125.ayetle gelmiştir;” Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle  çağır ve onlarla en güzel,en inandırıcı yöntemle tartış.Şüphe yok ki Rabbin;kendi yolundan sapanları da,doğru yolu tutanları da en iyi bilendir.”
Bizlerde önce yakın çevremiz daha sonra hayatımıza giren diğer eş,dost,akrabalara tebliğ etmekle yükümlüyüz.Tebliğ ederken dikkat etmemiz gerekenler;
1-)Hikmetli bir şekilde davet etmek:Yaptığımız,yapmaya gönüllü olduğumuz iş son derece önemlidir.İnsanlara birşeyler anlatmaya başlamadan önce  kendimizi geliştirmeli , insanların karşısına kesin bilgilerle çıkmalı ve anlatacağımızı karşımızdakinin seviyesine göre ayarlamalıyız.Anlatacaklarımız kafada ampul yaktırmalıdır.
2-)Şefkat,merhamet ve güzel  öğütler:Enes b. Malik(r.a) rivayet ediyor; Hz. Peygamber(s.a.v)’e on sene hizmet ettim. Bir kere dahi bana yaptığım bir iş için “niçin böyle yaptın veya şöyle yapsaydın”demedi.(Buhari,Edep39-Ebu Davud,Vitr32,Edep1-Tirmizi,Bir69-Ahmed b. Hanbel a.g.e.. 101,124,159) Davranışlarımıza daha çok dikkat edip ,lafızlarla anlatmak istediklerimizi hal diliyle güçlendirmeli ,sevdiğimiz şeyleri başkaları içinde sevmeliyiz.Onlarla vakit geçirmeliyiz.İslamı doğru empoze için çok daha özenli olmalıyız Unutmamalıyızki kuşu öldüğü için üzülen bir çocuğa taziye için giden merhamet timsali bir peygamberin ümmetiyiz.Aklımızdanda atalarımızın “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” diyerek konumuza tamda oturan bu sözünü çıkarmamalıyız.
3-)Kıvrak zekayla mücadele:Bir imamın ,Ehl-i kitap ile münazara için patrik ve papazların olduğu tartışma ortamında ilk cümlesi şöyle olmuş;”papaz efendi çoluk çocuk nasıl?” Papaz kibriyle yüzünü ekşitmiş;” Hristiyan din adamlarıyla münazaraya geliyorsunda,daha papazların,papanın çoluk çocuk edinmek gibi süfli(aşağılık) işlerle meşgul olmadığını bilmiyorsun öyle mi?Bu ne cehalet?” İmam gülmüş;”Bilmediğimden değil fakat kendinize bile yakıştıramadığınız,süfli,iğrenç bulduğunuz eş ve evlat edinme vasfını Allah’a isnad edişinizdeki tutarsızlığı size söyleteyim dedim.” İnatçı,dindarlara saygı duymayan,sorgucu insanlarla karşılaşacağız elbette bu imam gibi akıllı ve kıvrak zekalı olmalıyız.Bunun içinde  kendimizi nifsimizin hoşnut olacağı işlerden uzek tutmalı, oyunlara gelmemeliyiz.Direk belirgin bir mücedale değil karşı tarafa yol göstererek ,düşünmeye sevk etmeliyiz.
4-)Sözün güzelini söylemek:İsra Suresi 53. ayet;
” Yine de sen kullarıma söyle , her zaman sözün en güzelini söylesinler.Şüphe yok ki şeyten,insanların arasını açmak için , her zaman fırsat kollamaktadır.Şüphe yok ki şeytan gözle görülmese de insana apaçık bir düşmandır.”
Bir insana birşeyler öğretme çabasına girdiğimizde insanlar eleştirilmeyi sevmediği gibi cahilliği de kabul etmezler ve sinirlenip yarıda bırakabilirler.Çocuk gelişiminde de çocuk kötü bir davranış sergilediğinde  direk yapma denilmez.Şöyle yapsan bu beni daha çok mutlu ederdi gibi onu incitmeyecek sözler söylemek gerekir.Eee madem insan 90 yaşına da gelse anne ve babasının  çocuğu sayılır bizlerde bu açıdan bakıldığında çocuk sayılan tüm insanlara direk  emir vermek  şeklinde ya da böyle giderse cehennemi boylayacağını değil güzel olan hareketi ve cennetteki nimetlerden bahsetmeliyiz.
5-)Müjdelemek:Hz.Peygamber(s.a.v);”Kolaylaştırınız,zorlaştırmayınız.
Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz”buyurmuştur.(Buhari,Cihad164)Yapılan en büyük yanlış belkide daha küçücük yaştaki çocuklara namaz kılmazsan yanarsın demek halbuki o yaşta kıldığı namazların karşılığında aklından geçen herşeyin saniyesinde gerçekleşeceği cenneti anlatsak ilerki yıllarda yanlış olan düşüncelere yönelmesinin önüne koca koca setler çekmiş oluruz.
6-)Yapılacak yanlışların sonuçları ağırdır:Kötü bir iş yapan yetişkine tabiki bunun sonucundaki tehlikeyi haber vermeliyiz.Önce cenneti anlatarak sevindirdiğimiz insana cehennem azabı da anlatılmalı ki  kendi  kafasında ölçüp tartıp öyle davransın. Yüce Allah’ın merhameti kadar azabıda çetindir.Sadece cennetle müjdelemek ya da cehennemle korkutmak değil temiz,dengeli bir düşünce ortamı kurmak önemlidir.

Nihayetinde “emr-i bilmar’uf nehy-i anilmünker” yapabilirsek Yüce Allah’ın  bizleri en hayırlı ümmet olarak nitelendirmesinin karşılığını verebiliriz,Biiznillah.
Selam ve dua ile.

Ahsen AKÇAY-Sakarya Üniv. İlahiyat Fak.

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder