casino maxi

‘ARAP BAHARI’NI ÇOK YANLIŞ ANLAMIŞSINIZ BAYIM!

Siyaset Nis 03, 2015 0 Yorum

Muhammed Buazizi, Tunus’ta bir seyyar satıcı idi. (m.) Aralık 2010’da kendini yakmıştı. Ardından büyük olaylar patlak verdi. Buazizi, kendisini yaktıktan sonra böyle olayların olacağını muhtemelen bilmiyordu. Ama Buazizi sıkılmıştı. Buazizi bıkmıştı. Buazizi pervasız davranmıştı kısacası. Artık yeter, gibi bir şey demişti Buazizi.

Buazizi’nin ardından, Arap ülkeleri sarsılmaya başladı. Her yanda olaylar, protestolar, ayaklanmalar; kısacası “Eş-şaab Yurid Iskat’en-Nizam“lar…

  • Niye oldu ki bütün bu olanlar?… Çok mu güzel oldu yani, Buazizi’nin yaptığı? Hem kendisini yaktı, hem de bir sürü insan öldü? Arap Baharı dedik, ne baharmış be. Bir sürü kan aktı.

demedik, Arap Baharının ilk günüden beri. Allah’a sığınırız böyle demekten.Halklar ayaklandığında, bunun için bir ‘sebep’ vardı. O ‘sebep’ten dolayı; böyle demekten her an hicap ettik.

Buazizi, sol görüşlü bir insandı. Ama Rabb’imize hamd olsun ki, bir gün bile aklımızdan Tunus halkının ayaklanmasını desteklememek geçmedi. Çünkü biz biliyorduk zalim, despot bir yönetim olacağına, zalim olmayan bir yönetim olsun.

Bunlar çok basit fikirler. Öyle çok akademik tahliller, analizler falan yapmıyorum şu anda. Arap Baharı ile ilgili farklı ortamlarda farklı yazılar yazdık. Muhtemelen bu yazı, Arap Baharı ile ilgili son bir deneme olacaktır.

Despotizmin sistemleştiği bir ortamda, ezilen halklar ayaklandılar… Ne için? Anne babalarının çektiklerini artık çekmek istemedikleri için… İşte bu halkların, yani şehrin en büyük meydanına inmeye karar veren bu insanların hakkında “kapitalizmin oyunu”, “halkların gazını alma” gibi fikirsiz ve ancak bir taş kafadan sadır olacak yorumlar ise her zaman bomboş geliyordu. Hala da geliyor. Çünkü bunları diyenlerin ne bir fikri derinlikleri var, ne bir analiz ve tahlil güçleri var. En mühimi de dimağları kısırlaşmış; onu görmüş olduk.

Arap Halkları yanlış zamanlama yapmış olabilirler. Yanlış anda ayağa kalkmış olabilirler. Ne yapalım? Oturduğumuz yumuşak yerlerden onlara ahkâm mı keselim? Böyle bir terbiyesizliğe mi girişelim?

Halkların özgürlüğü için bir fikir üretmek, bir proje üretmek, bir çıkış yolu üretmek; tabii ki esas mühim olan budur. Lakin! Bazı entelektüel geçinen soytarılar, hiç düşündü mü; bu halklar, ne çekti de böyle yaptılar.

Artık olan oldu beyler! (m.) 2010’da Tunus ayaklandı ardından Mısır, Libya, Yemen, Bahreyn, Suriye’ye sıçradı bu ateş. Allahuekber! Ne de güzel bir ateş!

Arap Baharı sürecinde ayaklanan halkların, bazılarının önünde sonradan tekrar bazı sıkıntılar olmadı mı? Elbette oldu. Mesela Mısır; diktatör Mübarek gitti, Mursi geldi, sonra tekrar Mübarek geleneğinin bir farklı sürümü olan Sisi geldi. “Demek ki, Arap baharı yalanmış”. Vay be! Analize bak; tam bir evlere şenlik kıvamında.

Neyse, daha fazla söz söylemeye değmeyecek kadar gereksiz, fikirsiz, birikimsiz, soytarı, ahlaksız insanlara Arap Baharı hakkında daha fazla söz söylemeye gerek var mı? Bence yok. Anlamazlar da zaten.

Ayaklanmalar zafer elde etse de etmese de; Arap Baharı kırmızı çizgimizdir!

Arap Baharı sürecinde;

Bahreyn’de ki diktatör, despot, saltanatçılara karşı ayaklanan Şiiler ve Bahreyn halkı da, kırmızı çizgimizdir!…

Suriye’de diktatör, despot, saltanatçılara karşı ayaklanan Sünniler ve Suriye halkı da kırmızı çizgimizdir!…

Arap Baharının, tamamının zaferle sonuçlanmasını isterdik; lakin, Allah’ın önümüze koyduğu takdire de boynumuz kıldan ince…

                                                                                                                                                        ALİ TARIK PARLAKIŞIK

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder